Clicky

İÇİMİZDEKİ BİPOLAR

İnsan, içinde bulunduğu zamana ve mekâna göre farklı duygu, düşünce ve hareketlerde bulunan bir varlıktır.

İnsan; havadan, sudan, yediği yemekten, okuduğu kitaptan, izlediği filmden, gördüklerinden, duyduklarından, kısacası “duygularıyla hissettiği” her şeyden etkilenmesiyle diğer canlılardan ayrılır. İnsanın geçmişiyle, geleceğiyle ve içinde bulunduğu durum ve şartlarla çok ilgisi vardır.

İnsanın psikolojik anlamda “rahat” bir ortamda olması ile “stresli” bir ortamda olması hal ve hareketlerine yansır. Rahat ortam, kişinin kaygılarından ve stresten uzak olduğu, sevdiği-hoşuna gittiği şeylerle veya kişilerle birlikte olduğu haldir. Stresli ortamda ise farklı endişeler, duygular taşır. Gergin ortamlarda, kavga ve şiddetin bulunduğu yerde insan huzur ve sükûnet bulamadığı için farklı gelgitler yaşayabilir. Güven ve sevgi ortamında ise daha mutlu bir insan davranışları sergileyebilir. Bazen tamamen içine kapanan birey bazense herkesle muhabbet edebilecek seviyede dışa dönük olabilir

En sevdiği kişilerle, aktivitelerle, hayvanlarla, bitkilerle, doğayla, birlikte iç içe olan bir kişinin bu durumdaki psikolojisi çok iyi görünebilir. En “nefret” ettiği kişi, durum veya olay karşısında insanın metabolizması, ruh hali, anlık psikolojisi değişebileceği gibi bu etkenler tamamen ortadan kalktığında ve etkisini yitirdiğinde kişinin normal  “kişiliği” veya “karakter”iyle yüzleşmek daha kolay olabilir. Fakat çok fazla etkenin insanın psikolojik durumunu etkilemesinden dolayı bir kişinin genel “enerji” durumunu, depresif veya enerjik-mani durumunu bilmek, anlamak her zaman o kadar kolay olmayabilir.

Görünürde hiçbir neden yok sanıldığı durumlarda dahi bir kişi, herhangi bir “tetikleyici” nedenle psikolojik bir kimlik değişikliğine, kişilik bozukluğuna ve belki de “bipolar bozukluk” hastalığına yakalanabilir. Bu, o kişinin bir hatası olmadığı gibi herkesin başına gelebilecek bir durumdur.  Genetik veya çevrenin etkisi bu duruma neden olabileceği gibi, geçmişteki bir “travma” ya da içinde bulunduğu stres nedeniyle de bu “duygu-durum bozukluğu” meydana gelebilir.

Enerjisi yüksek kişilerle birlikte olmak, etkileyici bir film veya tiyatro izlemek, kitap okumak, müzik dinlemek nasıl ki kişilerde farklı bir enerji artışına neden oluyorsa “bipolar bozukluğu” olan bir kişinin mani evresinde de bu şekilde bir enerji artışı söz konusudur. Bireylerin, vücut için hayati derecede önemli olan uyku ihtiyacını karşılaması gerekir. Fakat “bipolar bozukluk” hastası olan bir bireyin manik atağında enerji artışı, fikirlerin havada uçuşması, birçok şeyi yapma isteği vb. nedenlerle uykuya her zamandan daha az gerekesinim duyması, çok az uyku ile uzun süre uyanık kalması, aşırı hareket, aşırı özgüven gibi durumlar söz konusudur.

Bir kişiye bipolar affektif bozukluk teşhisi koymak kolay olmadığı gibi bu tür hasta bireylerin tedavi ve terapisi de uzun süre hatta bir ömür boyu zaman gerektirebilir.

İnsanların çeşitli hastalıklara yakalanma ihtimali her zaman vardır. Önemli olan diğer tıbbi sendromlarda olduğu gibi psikolojik rahatsızlıklarda da hasta bireye “empati” ile yaklaşmaktır. Bipolar bozukluk hastası birey, depresif bir halde hayata tutunmakta zorluk çekiyorsa ona daha önce hayatının anlamı olan nedeni, amacı veya tutkuyu hatırlatabilmek, bir çözüm olabilir. Hastalığın “mani” kısmındaki birey içinse her şeye yoğunlaşmak yerine az şeye odaklanmasını sağlayacak diğer bir deyişle enerjisini tek bir alana aktaracak meşguliyet bulmak etkili olabilir.

İlaç tedavisinin yanında, konuşma terapisi, ergoterapi, bibliyoterapi, yoga ve meditasyon, içimizdeki bipolara dur demenin çeşitli yollarıdır. “İçimizdeki bipolar” dedim, çünkü yazıda ifade etmeye çalıştığım gibi insan, her şeyden etkilenebilir. Bir dakika önce yakınının ölüm haberin alan bireyin, hayatı yıkılmışçasına üzülmesi ve gözyaşlarına boğulması, bir dakika sonra bu ölüm haberinin gerçek olmadığını öğrenmesiyle aniden değişebilir. Hissettiklerimiz, değişkendir. Her zaman aynı havayı solumayız. Güneşin yere düşme açısı gün boyunca nasıl farklı ise bizim de gün boyu düşüncelerimiz ve duygularımız o denli farklı olabilir. Bugünümüz, yarınımızla aynı olmayabilir. Dünyada hatta evrendeki çekim kuvveti, enerji yasaları düşündüğümüzden daha da farklı işler. İçimizdeki yangın veya coşku bazen bilimle izah edemeyeceğimiz şekildedir. Bilim, henüz karşımızdaki kişinin beynindeki tüm fırtınayı bilebilecek seviyeye gelmese de biz kendi ruh dünyamıza, anlık psikolojimize ve bunların bizim sağlığımıza etki etmesinde dengeyi korumalıyız.

Bipolar hastası bireylerin hayatta başarılı işlerde bulunduğuna dair çok ilginç örnekler vardır. En sanatsal yazı, resim ve müzik eserlerine sahip bazı ünlülerin bipolar bozukluk hastalığıyla yaşadığını ve nice güzel eserlere imza attığını biliyoruz.  Örneğin ünlü yazar Ernest Hemingway, şair Edgar Allan Poe,  ressam Vincent Van Gogh,  besteci Ludwig Van Beethoven, şarkıcı Selena Gomez ve Gordon Matthew Thomas Sumner (Sting) bu kişilerden bazılarıdır.

Ayrıca dünyaca ünlü Pablo Picasso, Virginia Woolf, Winston Churchill, Lev Nikoloyeviç Tolstoy, Victor Hugo, Isaac Newton, Abraham Lincoln gibi isimler de hayatlarında bazı duygu-durum bozuklukları yaşamış olmalarına rağmen eserleri ve fikirleriyle tanınmaktadır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir