Dr. Fatih Tufan
Uzun Bir Ömür: Sebeplerle sonuçların ilişkilerine odaklanan tıp literatüründe yaşlanma ve uzun ömürle alakalı çok sayıda araştırmaya rastlarız. Son yıllarda uzun ömürle ilişkili faktörlerin incelendiği araştırmaların birçoğu bazı takviyelerin verilmesi ile alakalıdır. Bu araştırmaların sonucunda herhangi bir takviye, tutarlı olarak uzun ömürle ilişkili bulunmamıştır. Ancak kalori alımının azaltılmasının daha sağlıklı ve uzun bir ömürle ilişkili olduğu birçok araştırmada tespit edilmiştir. Son dönemde özellikle aralıklı olarak tatbik edilen uzun süreli aç durma dönemlerinin (genellikle günde 16-24 saat) sağlık üzerinde oldukça faydalı tesirleri olduğuna dair çok sayıda araştırma sonucu yayınlanmıştır.
Ömrünü çeke çeke uzatamazsın… Belki salihattan faydalanabilirsin…
Kuş Sütü
Son yıllarda yapılan sosyal kapsamlı bazı araştırmalarda da uzun ömürle ilişkili faktörler incelenmiştir. Örneğin, İspanya’da yapılmış ve 15 yıllık verilerin incelendiği bir araştırmada en azından bir evladı ile arası bozuk olan ebeveynlerin ömürlerinin %30 daha kısa olduğu tespit edilmiştir. Aksine, evlatları ile alakalı önemli sorumlulukları olduğunu düşünen ebeveynlerin ise ölüm oranlarının %30 daha düşük olduğu saptanmıştır. Birçok güncel araştırmada kişinin arkadaşları ve aile bireyleri ile aralarında sağlam bağlar bulunmasının uzun bir ömür ile ilişkili olduğu bildirilmiştir. Toplumdan ayrı yaşamak olarak tanımlayabileceğimiz sosyal izolasyon ise erken ölüm ile alakalı bulunmuştur. “Study of Adult Development” isimli çalışmada ise katılımcılar 75 yıl boyunca periyodik kontroller yapılarak takip edilmiş ve sonuçta akraba ve arkadaşlarla iyi ilişkilerin sağlıklı olmakla ilişkili olduğunu saptanmıştır. Farklı 150 araştırmanın bulgularının derlendiği bir çalışmada ise kişinin diğer insanlarla sağlam sosyal bağlarının bulunmasının %50 daha uzun ömür ile ilişkili olduğu tespit edilmiştir. Bazı çalışmalarda ise sağlıklı dostlukların ve evliliklerin kalp hastalığı ve yaşlılık döneminde bunama riskinde azalma ile alakalı olduğu rapor edilmiştir.
Teorik olarak teşhis ve tedavi gibi sağlık imkânlarına sahip olmanın uzun bir ömürle alakalı olduğu düşünülebilir. Bununla birlikte bu imkânlara erişimin erken ölümlerle alakasının incelendiği araştırmalarda bu faktörlerin ancak %5-15 kadar etkilerinin olduğu; davranışsal (yeme içme ve fiziksel aktivite alışkanlıkları gibi) ve sosyal faktörlerin ise çok daha önemli rolü (%15-65’lik bir etki) bulunduğu kaydedilmiştir. Bir dönem New York eyaletindeki doktorlar grev yaptıklarında bu grev döneminde grev yapılmayan başka bir döneme kıyasla ölüm oranlarının daha düşük olduğu saptanmıştır.
Bu konuda yapılmış araştırmaların neticeleri üzerinde tefekkür ettiğimizde zahiri sebepler perdesi altında manevi sebeplerin önemini düşünebilir ve tüm bu sebeplerin ötesinde hikmetlerle dolu kader kitabının satırlarını aklımıza getirebiliriz.
Esasında hayat nimetinin süresi olarak ifade edebileceğimiz ömür herkes için belirlidir. Uzun bir ömür başlı başına hayırlı veya şerli değildir. O, bazı insanlar için ahiret sermayesi biriktirme adına bir nimet, bazıları için ise cehennemde hak ettikleri yere doğru onları sürükleyen bir nikmet durumundadır. Uzun bir ömür isteği bazı insanlar için dünyayı ahiretin mezrası olarak görmenin neticesi, bazıları için ise dünyaya perestiş etmenin göstergesidir. Bazı peygamberler Nuh (a.s.) gibi bin senelik ömürlerini Allah rızası yolunda yaşamış, bazı peygamberler de Efendimiz (s.a.v.) gibi nispeten kısa fakat tertemiz ve yüce bir ömür geçirmişlerdir.
Esasen uzun ömür yalnız dünyada geçirilen senelerin süresi değildir. Kulluk şuuru ve şükür içinde geçirilen kısa bir ömür bile kıymetli ve hakikatte uzun; nankörlük ve isyan içinde geçen bin senelik bir ömür ise hakikatte ancak bir gün veya onun bir kısmı gibidir. Kur’an-ı Kerim’de ömürle alakalı ayetlerin bazıları şunlardır:
Fatır suresi 11. ayetinin meali: “Allah sizi (atanız Âdem’i) topraktan, sonra (ki nesilleri de) nutfeden yarattı. Sonra sizi çift çift yaptı. Onun bilgisi dışında hiçbir dişi ne hamile kalır ne de doğurur. Herhangi bir canlının ömrünün uzaması veya kısaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır. Bütün bunlar Allah’a göre elbette pek kolaydır”.
Fatır suresi 37. ayetinin meali: “Onlar orada imdat istemek için şöyle feryat ederler: “Ey Ulu Rabbimiz! Ne olur, çıkar bizi buradan, dünyaya geri gönder de daha önce yaptıklarımızdan başka, güzel ve makbul işler yapalım!” Allah onlara şöyle buyurur: “Biz, size, düşünüp ibret alacak, gerçeği görecek kimsenin düşüneceği kadar bir ömür vermedik mi? Hem size peygamber de gelip uyardı. Öyleyse tadın azabı! Zalimlerin hiçbir yardımcısı yoktur!”.
Müminun suresi 112-113. ayetlerinin meali: “Sonra Allah cehennemdekilere der ki: “Size sorulsa, dünyada kaç yıl kaldınız?” Onlar: “Bir gün veya daha da az. Ne bilelim, isterseniz bunu tam tamına aklında tutanlara sor! Zira bizim aklımız başımızdan gitmiş durumda.” diye cevap verirler.”
Efendimiz (s.a.v.) de insanların en hayırlısının, ömrü uzun ve ameli güzel olan olduğunu söylemiş ve sadakanın belayı defettiği ve ömrü uzattığını bildirmiştir. Yine bir hadis-i şerifte mealen, “Rızkının bol, geçiminin kolay olmasını ve ömrünün uzun olmasını isteyen, eş dost ve akraba-i taallukatını ziyaret etsin” buyurmuştur.
Bediüzzaman Said Nursi (k.s.) ise Üçüncü Lema’da şöyle buyurmaktadır:
“Ey insanlar! Fâni, kısa, faydasız ömrünüzü bâki, uzun, faydalı, meyvedar yapmak ister misiniz? Madem istemek insaniyetin iktizasıdır; Bâkî-i Hakikînin yoluna sarf ediniz. Çünkü Bâkîye müteveccih olan şey, bekanın cilvesine mazhar olur.
Madem her insan gayet şiddetli bir surette uzun bir ömür ister, bekaya âşıktır. Ve madem bu fâni ömrü bâki ömre tebdil eden bir çare var ve mânen çok uzun bir ömür hükmüne geçirmek mümkündür. Elbette, insaniyeti sukut etmemiş bir insan, o çareyi arayacak ve o imkânı bilfiile çevirmeye çalışacak ve tevfik-i hareket edecek. İşte o çare budur: Allah için işleyiniz, Allah için görüşünüz, Allah için çalışınız. Lillâh, livechillâh, lieclillâh rızası dairesinde hareket ediniz. O vakit sizin ömrünüzün dakikaları, seneler hükmüne geçer.”
Bizlere bir nimet olarak bahşedilen ömür sermayesini kulluk şuuru içinde şükrederek ve ahiret hayatımıza zarar verecek şeylerden korunmaya çalışarak geçirmek suretiyle ebedi hayatımız için hazırlık yapabiliriz.
Lugat:
Salihat: Salih ameller
Nikmet: Kıymeti bilinmediği için azaba, cezaya dönüşen nimet
Sukut etmek: düşmek
Tevfik-i hareket: uygun hareket
Lillâh, livechillâh, lieclillâh: Allah için, Allah rızası için
